Manşet Kategori

İnternet Depresyona Sürüklüyor

Araştırmalar ve Psikologların Çalışmalarına Göre İnternet Kullanımı ile Depresyon Arasında Sıkı Bir Bağ Bulunuyor.
Araştırmalara göre internet başında geçirilen vakit arttıkça, insanların depresyona girme eğilimleri de aynı oranda artış gösteriyor. Yaşları 16 ile 51 arasında değişiklik gösteren 1319 katılımcı ile yapılan bu araştırmada internetin yararlarının yanı sıra ruh sağlığına ilişkin oldukça zararlı yönleri de ortaya çıktı. Artık her türlü işlemin evden çıkmadan internet üzerinden yapılabildiği bu devirde insanların sanal dünyada vakit geçirmeleri onların ruh sağlığını tehdit etmeye başladı. Ancak bu konuda birtakım çelişkiler hala mevcut. internet ile depresyon arasındaki ilişkiyi yumurta ile tavuk arasındaki ilişkiye benzetenler bulunuyor. Yani internetin insanları depresyona ittiğini değil de depresyondaki insanların internet kullanımlarını artırdığını savunanlar var.

internet ve bilgisayarın sizi ele geçirmesine fırsat vermeyin, bilinçli kullanıcı olun.

Yazan: M. Erdem Yener
SDN – http://shiftdelete.net

Tags: , , , ,

Karakoldan Alıp Gömmüşler

Her Gün Dayak Yediği Babası ve Dedesini Şikayet için Karakola Gitti Medine… Karakoldan Çıkışı Eve Son Dönüşüydü.

Kâhtalı Medine Memi… Her gün dayak yediği dedesiyle babası diri diri kümesin yanına gömdüğünde 17’sine 2 ay vardı. Hiç fotoğrafı olmadı. Okula da gitmedi. Karakola gitti. Dayaklarından bıktığı tarikatçı, kaçakçı dedesini şikâyet için. Her gördüğü polisi Arka Sokaklar’daki “Rıza Baba” sanıyordu. Ama o karakoldaki “Polis Rıza”lar koruyamadı Medine’yi. Karakoldan o çıkışı, eve son dönüşüydü…

MEDİNE’nin ailesi, Kâhta’nın Bostanlı Köyü’nden. Hürriyet Mahallesi, 6′ncı Sokak’ta yaşıyorlar. Babası, Ayhan Memi’nin (40) doğuştan sağ ayağı kısa.

10 çocuk babası.

Medine, üçüncü çocuğu.

Mahallede ekmek fırını var. Babası Fethi(65) ile annesi Bedriye (65) ile aynı evde yaşıyor. Evde baba Fethi Memi’nin sözü geçiyor.

KAÇAKÇI TARİKATÇI

Ailenin reisi. Menzil tarikatından. Her cuma gecesi yaşıtı 15 kişiyle tefli zikir ayini yapıyor.

Ramazan’da mahallenin teravih namazını evin avlusunda, Sıddık Cami’sinin imamı olmadığı zaman da imamın cüppesini giyip namaz kıldırıyor.

Medine’nin dedesi Fethi Memi, SSK’dan emekli, babası fırıncı olsa da esas kazançları, sigara, çay ve kolonya kaçakçılığından.

Mahalleliyle görüşmüyorlar. İçe kapalı bir hayat sürüyorlar.

KADINLARA AİLECE DAYAK

Komşular, yüksek duvarla çevrili avludan yükselen çığlıkları duyduğunda, “Yine Fethi Memi kimi dövüyor” diyorlar.

Babasının sözünden çıkmayan Ayhan Memi, kızlarını okula göndermedi.

Medine’yi, ablası Sohbet’i ve ilköğretim çağındaki iki kızını da.

Medine, Kuran okuyan, namazında, orucunda, başı örtülü bir kızdı. Televizyonda “Arka Sokaklar” dizisini seyrediyordu.

DİZİDEKİ POLİS RIZA’YA GÜVENİP KARAKOLA GİTTİ

Dizideki polis müdürü Rıza Baba, en büyük kahramanıydı.

Annesi, babaannesi ve kız kardeşleri gibi dedesinden dayak yiyordu. Ama bir yıl önce susmamaya, mahalledeki Hürriyet Polis Merkezi’ne gitmeye karar verdi.

Sadece biri kayda geçse de, iddiaya göre, dört kez gidip dedesinin dayaklarından şikayetçi oldu. Polisi kötüleyen, gitmemesini tembihleyen akrabalarına, “Rıza Baba” örneğini verdi.

Polisler, dedesinden korktuğunu söyleyen Medine’ye, “Korkma, biz devletiz. Sana bir şey yapamazlar” diyerek cesaretlendirdi.

O KARAKOLDAYKEN EV BASILIR MI?

Fethi Memi, torununun kendisini polise ihbar etmesine tahammül edemiyordu.

Söylendiğine göre, son dayağında Medine’nin başına silahı dayamış, “Seni öldürürüm” demişti. Medine soluğu yine karakolda aldı.

Dedesinin ruhsatsız silahları olduğunu ihbar etti. Kendisi henüz karakoldayken polis eve operasyon düzenledi. Yapılan aramada ruhsatsız bir av tüfeği ile ÇEK 16′lısı otomatik tabanca ele geçirildi.

Olay yargıya intikal etti.

Medine’nin ortadan kaybolduğu 2009 Ekimi’nden kısa süre önce mahkeme sonuçlandı: Dede Fethi Memi, 10 ay hapis cezasına, 5 bin 500 TL para cezasına çarptırıldı.

Kâhtalılar, polisi, Medine’ye sahip çıkmamakla eleştiriyor. “Polis, muhbiri korumadı. Medine karakoldayken baskın yapılır mı? Birkaç gün sonra yapsalardı, Medine’nin ihbar ettiği ortaya çıkmazdı. Polis aileyi kıza düşman etti” diyor.

KOMŞU FARK ETTİ

Polis Merkezi Emniyet Amiri Mehmet Avcı ise silah ihbarını, Medine’nin Siverek’te yaşayan ablası Sohbet’in yaptığını söylüyor.

Medine’nin ortadan kaybolduğu, komşular tarafından geç fark edildi.

Bunun üzerine babası Ayhan Memi, yakın çevresine kızının evden kaçtığını söylemekle yetindi.

2 Aralık’ta yapılan bir ihbar üzerine, Medine’nin çürümeye yüz tutan cesedi, evin avlusunda, kümes duvarına bitişik ve üzeri beton kaplı bir çukurdan çıkarıldı.

ANNE: KAZAYSA HASTANEYE NİYE GÖTÜRMEDİLER

Medine’nin cesedi bulunduktan sonra tutuklanan Fethi ve Ayhan Memi, “susma hakkı”nı kullanmıştı.

Adıyaman Kapalı Cezaevi’ne gönderilen baba oğul, açık görüş ziyaretine giden akrabalarına olay gününü anlattılar.

Dedsi, Medine’ye gözdağı vermek isterken, kazara merdivenden avluya düşmüştü.

Hiç kıpırdamadığı için öldü sanıp paniğe kapılmışlardı.

Yenisi sipariş edilen demir merdivenin ayağı için önceden kazılan hazır bir çukur da vardı zaten.

Gömüp üzerine beton dökmüşlerdi.

Kocası ve kayınbabası böyle dese de o gün evde olmayan Medine’nin annesi İmmihan söylediklerine hiç inanmıyor. “Madem kazaydı, neden alıp hastaneye götürmediler? Yavrumu öldürdüler. Çeksinler cezalarını” diyor.

FOTOĞRAFI YOKTU EŞKÂLİNİ VERDİLER

Medine’nin hiç fotoğrafı olmadığı için yakın akrabalarına eşkalini sordum.

Dedesinin kardeşi ve mahallenin muhtarı Mustafa Memi, önce Medine’nin cesedini teşhis için çağrıldığı morgda, savcının tespitini aktardı:

Boyu 1.60 cm, 55 kilogram.

Sonra Medine’yi tarif etti;

“Kumraldı, gözleri ve teni buğday rengiydi. Elmacık kemikleri çıkıktı, çenesi sivri. Burnu kibardı. Güzelce bir kızdı.” 07.02.2010 01:36 [1905344]

Tags: , , ,

Öğrenciler Yarın Ders Başı Yapacak

İlköğretim ve Ortaöğretim Okullarında 2009 -2010 Eğitim -Öğretim Yılının İkinci Yarısı Yarın Başlayacak.

İlköğretim ve ortaöğretim okullarında 2009-2010 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısı yarın başlayacak.
İlköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 15 milyon öğrenci ile 650 bine yakın öğretmen, 2 haftalık yarıyıl tatilinin ardından ders başı yapacak. Eğitim-öğretim yılı 18 Haziran Cuma günü tamamlanacak.

İkinci dönem, ilköğretim ikinci kademe öğrencileri ile lise son sınıf öğrencileri için sınav heyecanıyla geçecek.

İlköğretim ikinci kademe öğrencileri, Seviye Belirleme Sınavlarına (SBS) katılacak. Milli Eğitim Bakanlığının sınav takvimine göre, Sbs, ilköğretim 6. sınıf öğrencileri için 12 Haziranda yapılacak. İlköğretim 7. sınıf öğrencileri Sbs’ye 6 Haziranda, 8. sınıf öğrencileri ise 5 Haziranda girecek.

İlköğretim 5. sınıf ile liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında okuyan öğrencilerin katıldığı Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (PYBS) 2 Mayısta gerçekleştirilecek.

Lise son sınıf öğrencilerinin katılacağı üniversiteye giriş sınavlarının ilk aşaması Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) için 18 Ocak Pazartesi günü başlayan başvurular 12 Şubatta sona erecek. YGS 11 Nisanda yapılacak. (Anadolu Ajansı) 07.02.2010 09:52

Gaziantep’te Trafik Kazası: 4 Ölü

Gaziantep’teki Trafik Kazasında İlk Belirlemelere Göre 4 Kişi Öldü, 3 Kişi Yaralandı.

Gaziantep’teki trafik kazasında ilk belirlemelere göre 4 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, Gaziantep-Nizip kara yolunun 25′inci kilometresinde, sürücülerinin kimliği henüz tespit edilemeyen 46 FU 244 plakalı otomobil ile 27 KP 027 plakalı minibüs çarpıştı.

Kazada, ilk belirlemelere göre 4 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.

Kazayla ilgili soruşturma sürdürülüyor. (Anadolu Ajansı)

Tags: , , ,

Taraf’a Belgeler Nasıl Geldi?

Taraf Ekibi, Cnn Türk Televizyonuna Katıldığı Bir Programda Belgelerin Nasıl Geldiğini Anlattı.

Mehmet Baransu anlattı…

Cengiz Çandar ve Hasan Cemal’in Cnn Türk televizyonunda sunduğu Tecrübe Konuşuyor adlı program bu haftaki yayınını, Taraf Gazetesi’nden yaptı. Programa Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Yasemin Çongar, Yazıişleri Müdürü Yıldıray Oğur ve Muhabir Mehmet Baransu konuk olarak katıldı.

İşte programdan satır başları:

BU BELGELER NEREDEN GELDİ?

Cengiz Çandar: Bu belgeler Mehmet’e nereden ve kimden geldi?

Mehmet Baransu: Bu belgeler bir bavul içinde Taraf’a geldi. 3 kişinin tatile çıkacağı zaman hazırlayacağı bir bavul şeklinde Taraf’a geldi. Bunların içinde orjinal belgeler ve DVD’ler vardı. Bunların nereye geldiğini söylemeyceğim. Haber kaynağım bana bunların taranmış 4 DVD’sini verdi. Bu bavulu getiren kişide bunların orjinal DVD’leri vardı. DVD’lere ekleme yapmak mümkün değil. Çünkü bu eklemeler elektronik olarak saptanabilir. Ben bu CD’leri savcılığın isteği üzerine kendilerine teslim ettim. Süha Tanyeli’nin el yazısı ile yazılmış not defterini gördüm.

Cengiz Çandar: Bugün İlker Başbu bu belgeleri sızdıran 9 kişinin tutuklu olduğunu söyledi, sana bunları getiren kişi şu an tutuklu mu?

Mehmet Baransu: Bana bu belgeleri getiren kişi henüz tutuklanmadı. Kendisi bana dün belgeler verdi. Çetin Doğan bu ses kayıtlarının arasına ekleme yapıldığını söylemişti. Bu ses kayıtları CD halinde değil, tam 9 tane teyp kaseti. Bunlara ekleme yapılamaz.

“BAŞBUĞ’A ÜZÜLÜYORUM”

Yasemin Çongar: Bu tamamen düzmece bir belgeyse bunu Genelkurmay’ın araştırması gerekir. Bugün İlker Başbuğ’u televizyonda izledim. Onun ‘Darbeler dönemi kapandı’ sözlerine inanmak istiyorum. Cidden çok zor durumda, onun bu halini görünce içinde olduğu duruma üzülüyorum. Bence burada yükün tamamen Genelkurmay’ın üzerinde olmaması gerekir, aslında AKP de bu işin üzerine bütün gücüyle gitmeli…

Tags: , , , ,

Avrupa İşkence Komitesi İmralı’da!

Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi’nden 3 Kişilik Heyet, Teröristbaşı Öcalan’ın Cezaevi Şartlarını Denetledi.

Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi’nden 3 kişilik heyet, İmralı’da ömür boyu hapis cezasını çeken teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın cezaevi şartlarını denetledi.
Yeni yaptırılan İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’ne gitmek için Avrupa İşkencenin ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Ceza veya Muamelerin Önlenmesi Komitesi’nden (CTP) 3 kişilik heyet Yalova’dan adaya hareket etti. Heyet üyeleri askeri bir helikopterle İmralı Adası’na götürüldü. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Nizamettin Kalaman da deniz yoluyla İmralı’ya giderek heyete eşlik etti.

Heyet üyelerinin bölücübaşı Abdullah Öcalan yanı sıra aynı cezaevine nakledilen diğer 5 mahkumla da görüştüğü bildirildi. (CİHAN) (Cihan Haber Ajansı)

Tags: , , ,

İstanbullulara Gece Uyarısı

AKOM, Bu Akşam Isının Eksi Altı Dereceye Kadar Düşeceği ve Yollarda Gizli Buzlanmanın Meydana Geleceği Uyarısı Yaptı.

-AKOM, bu akşam ısının yüksek bölgelerde eksi altı dereceye kadar düşeceği ve yollarda gizli buzlanmanın meydana geleceği uyarısında bulundu.
İSTANBUL(ANKA) İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), İstanbul yollarında akşam saatlerinden itibaren “siyah buz” olarak tabir edilen gizli buzlanma meydana geleceği uyarısı yaptı. AKOM, kar yağışının durması, mevcut karın erimesiyle birlikte yol yüzeylerinin ıslandığını hatırlatarak, akşam saatlerinde hava sıcaklıklarının daha da düşmesi nedeniyle yollarda gizli buzlanma olarak nitelenen “siyah buz” oluşacağı bilgisini verdi.
Açıklamada, uzmanların kar ve gizli buzlanmaya önlem olarak sürücülerden kış lastiği takmaları önerisinde bulundukları hatırlatıldı. Sürücülerin, öncelikle donan köprü ve viyadüklerde hızlarını düşürmeleri, dikkatli araç kullanmaları can ve mal emniyeti bakımından önem taşıdığı hatırlatılan açıklamada, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, hava sıcaklıklarının gece yarısından sonra şehir merkezinde eksi 3, yüksek kesimlerde ise eksi 6 dereceye düşeceğinin tahmin edildiği belirtildi.

AKOM, vatandaşlardan hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte su saatlerini donarak patlamaması için koruma altına almaları uyarısını yaparken, özellikle bina dışında olan su saatlerinin ısı yalıtım maddeleriyle muhafaza edilmesi istendi. (ANKA)

(NÇ/BÜN) (Ankara Haber Ajansı)

Tags: , ,

Erdoğan Türk-İş’e Randevu Verdi

45 Gündür Süren Tekel İşçileri Grevinde Erdoğan, Türk-İş Yönetim Kurulu’na Randevu Verdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk-İş Yönetim Kurulu’na randevu verdi.

Türk-İş’ten yapılan açıklamaya göre, Başbakan Erdoğan, konfederasyonun yönetim kurulunu 28 Ocak Perşembe günü, saat 18.00′de kabul edecek.

Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Tekel işçilerinin sorunlarını görüşmek üzere Başbakan Erdoğan’dan randevu talep etmişti.

İŞÇİLER UMUTLU DEĞİL

TEKEL işçilerinin büyük bir çoğunluğu, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk-iş Başkanı Mustafa Kumlu ile Perşembe günü yapacağı görüşmeden umutlu değiliz” dediler.

ANKA muhabirinin Erdoğan-Kumlu görüşmesinden umutlu olup olmadıklarını sorması üzerine TEKEL işçilerinin büyük bir çoğunluğu haklarını sonuna kadar savunacaklarını dile getirerek, gerekirse genel greve gidilmesini istediler.

Türk-iş Genel Merkezi önünde eylemlerine devam eden işçilerden Diyarbakır’dan gelen Gülten Kaya, “Artık yeter. Genel grev istiyoruz. Kumlu çıksın bir açıklama yapsın. Sorunumuza bir çözüm bulsun. Perşembe günkü görüşme için olumlu bir sonuç beklemiyoruz. Hakkımızı almadan asla dönmeyiz” diye konuştu.

Ahmet Ünlü isimli işçi ise, bu görüşmenin bir oyalama taktiği olduğunu söyleyerek, “Olumlu bir şey olsa bugün görüşürdü” dedi.

İstanbul’dan gelen Nizamettin Okutucu, “Hükümetin istediği şey, kendilerini haklı çıkarmak. Bu görüşmede az bir şey daha iyileştirme yaparlar. Ama istediğimiz bu değil. Onlar bize 4-C üzerinden teklif verecekler” dedi.

İzmir’den Kenan Karataş isimli işçi ise, “Olumlu bir sonuç beklemiyoruz. Bu girişim, eylemimizi pasifize etmektir. Direncimizi kırmak istiyorlar. Genel grev kararını bekliyoruz” açıklaması yaptı.

Bu arada DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve KESK Genel Başkanı Sami Evren, işçi temsilcilerinin katılacağı değerlendirme toplantısı için Türk-İş Genel Merkezi’ne geldi. Çelebi ve Evren’in gelişi sırasında işçiler sloganlarla sendika başkanlarına destek verdi.

Memur Sen adına ise Diyanet-Sen Genel Başkanı Ahmet Yıldız’ın cenazesinin toprağa verilmesi nedeniyle toplantıya kimsenin katılmayacağı öğrenildi. (ANKA)

(ME/BÜN) (Anadolu Ajansı)

Tags: ,

Planları Aşk-I Memnu’ya Benzetti

Baykal, Türkiye’de Darbe Siyaseti Değil Darbe Ticareti Olduğunu İddia Etti.

CHP lideri Deniz Baykal, Türkiye’de darbe siyaseti değil darbe ticareti olduğunu iddia etti. Baykal, ülkede darbe olmadığını ileri sürerken, bunun sadece söylemden ibaret olduğunu söyledi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Baykal, darbe iddiaları üzerinde durdu. Baykal, bu konuda somut bir delilin olmadığını iddia ederek, “Türkiye, askeri müdahaleyi en son 12 Eylül 1980′de yaşadı. Son günlere kadar Türkiye’de bir darbe tartışması yaşanmadı. Bugünkü iktidar 8. yılını yaşıyor. Ortada bir darbe yok ama bir darbe söylemi var. Darbe kelimesi, ortada bir darbe girişimi olduğu için mi yoksa başka hesaplar için mi gündeme geliyor? Gerçekte var mı böyle bir şey. Böyle bir şey olduğuna dair somut hiçbir şey ortaya çıkmadı. Darbe siyaseti yok da darbe ticareti var. Önemini kaybetmiş siyasiler ‘acaba darbeyle bana bir hayatiyet zerk edilir mi?’ diyorlar.

Genelkurmay Başkanlığı’nda bir irtica eylem planı hazırlandığına ilişkin somut iddiaları ağzına alıp konuşmaya başlayınca bu konuları tartıştık. Biz de ihtimalleri sıraladık, bu olay Genelkurmay Başkanlığı’nda Başkanın bilgisi dışında mı bilgisi dahilinde mi. İkisi de vahim. Araştırıldı, anlaşıldı ki belge fotokopi. Fotokopiyle bu iddia ispat edilmez dediler. 4.5 ay sonra biri mektup yazıp ‘orijinal belge bende’ dedi. Bu belge de postayla Ergenekon savcılarına gönderildi. Evet belge elimizde dediler. Önemli, inceleyelim dedik. Adli Tıp’a sevk edildi. Böyle olması muhtemeldir dendi. O Adli Tıp ki kadrolaşma anlayışıyla oluşturulmuş.”

“ALBAY BELGEYİ ELDİVENLE TUTTU”

Baykal, Adli Tıp raporlarının gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Baykal, “Bu belgeyi, altında imzası olan albaya verdiler incele diye, adam dedi ki ben bunu tutmam, çünkü tutarsam parmak izim olur. Eldivenle tuttu o belgeyi. Adli Tıp sabıkalı bir kurum. Üzmez olayından, Garipoğlu olayından biliyoruz. Ne oldu bu iş? Nerede o tanık. Niye çıkarmadınız. O CHP’yi de suçlamak istiyordu. Ortada bir iddia var. O iddia doğruysa çok önemli değilse daha da önemli. Şimdi onu eskittik yenileri gelsin. Artık Dursun Çiçek’le reyting yok. Senin derdin reyting mi işin özüyle mi uğraşmak. Bir askerin komutanını vuracağı söyleniyor. Ne oldu, adamı aldılar bıraktılar. Bir daha gündeme geldiğinde çekti vurdu onur intiharıyla.” diye konuştu.

“ARINÇ’A SUİKAST SANKİ AŞK-I MEMNU”

Baykal, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik darbe girişimi iddiaları konusunda ise şunları söyledi: “Başbakan yardımcısına suikast var dediler. Arkasından yeni bir heyecan daha. Sanki Aşk-ı Memnu dizisi. Her hafta millete nasıl bir senaryo sunalım. Haydi çocuklar çalışın, daha da yüksek heyecan ve gerilim yaşatın deniyor. Her hafta yeni bir senaryodur. Birileri bir yerde yazıyor. Başkaları başka bir yerde sahneye koyuyor.”

(CİHAN) (Cihan Haber Ajansı)

Tags: , , , ,

‘Bize Gaz Vermeye Çalışmayın’

Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısında Yandaş Medyayı Uyararak ‘Bize Gaz Vermeyin. Biz Ne Yapacağımızı İyi Biliriz’ Dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti grup toplantısında partililere seslendi. Konuşmasında yandaş medyayı uyaran Erdoğan, ‘Bize gaz vermeyin. Biz ne yapacağımızı iyi biliriz’ dedi.

İşte Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
Türkiye genelinde yaşanan kış şartları vatandaşlarımıza zorluklar yaşatıyor. Valilerimiz ve belediyelerimiz önlemlerini önceden aldı ve almaları için rica ediyoruz.

Türkiye’de kış devam ederken biz bu şartlara aldırmadan açılışlar gerçekleştirdik. Soğuklara rağmen Elmadağ rampalarını açtık, 223 trilyon harcadık. Her zaman söylüyoruz, Biz Ferhat’ın, milletimiz Şirin ve biz ona ulaşıyoruz. Ölüm rampaları bitecek. Yollar düzeliyor.

Medya bunları anlatmıyor, işlerine gelmiyor. Nerede olumsuzluk görsün onu anlatıyor. Bir de bu güzellikleri gör ama işine gelmiyor, gel şunu bir anlat. Milletimizin bu gurura ihtiyacı var. Diğer tarafta bir Çeşme açarlar, onu sürekli gösterirler. Ama bu millet bunu yutmayacak. Biz görevimizi yapıyoruz.

Şu anda bölünmüş yol 17.500 km’ye ulaştı. Ziya Paşa’nın da sözü şu: “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” Biz bu eserlerle yad edileceğiz. 26 ayrı tesisi hizmete açtık. Tek merkezden bu açılışları yaptık. Her törende de halkımız soğuk havaya rağmen bizimle birlikte olmuştur, çok teşekkür ediyorum.

ANKARA’DA KAOS, BİZ İŞ ÜRETİYORUZ

AK Parti’nin Türk siyasetine iktidar olmaya kazandırdığı tarz budur. Neyi hedeflediğimiz, Türkiye’yi nereye taşımak istediğimiz eserlerimizde kendisini anlatıyor. Şu an da 81 vilayetine eser kazandırmış bir AK Parti var. Biz bugüne kadar eserlerimizle konuştuk, yaptıklarımızla konuşmaya da devam edeceğiz.

Ankara’daki tartışmalara takılsak ne olacak. Onlar burada kaos üretiyorlar, biz iş üretiyoruz. Onlar yapay tartışma yaratıyor biz çalışıyoruz. Onlar yıkıyor biz yapıyoruz, farkımız bu. Biz ne olduğumuzu ne olmadığımızı ortaya koyuyoruz. Bizi yıpratmak isteyenler gerginliğin temsilciliğini yapıyorlar. Bizi karalamaya çalışanların sicili kara lekelerle dolu.

TEK PARTİ DEYİNCE AKLA CHP GELİR

Tek parti zihniyetçiliğini kimin yaptığı bellidir. Şüphem yok biliyorsunuz. Bu ülkede çetelerin avukatlığını kimin yaptığı ortadadır. Muhalefetin vekilleri avukatlık için Silivri’den hiç ayrılmıyorlar.

Bu ülkeden tek parti deyince akla CHP gelir. Önce aynaya bir bakın, kimi göreceğiniz belli olur. Biz sandıklardan geldik. Bunu vatandaşım çok iyi bilir. Biz şeffaf olarak geldik.

Bu ülkede tahammülsüzlük, gerilim, kriz deyince akla kimin geldiği belli. Demokrasiye seyirci kalanlarda açık seçik ortadadır. Milletim maske altındaki yüzleri çok iyi biliyor. Maskeler ve maskelerin arkasındaki yüzler bellidir. Neden CHP’ye bu ülkeden iktidar verilmiyor. Çünkü halk illallah demiş. Bunlar yamalı siyaset yapıyorlar.

Çok önemli bir süreç içinde geçiyoruz. Türkiye değişecek mi, yoksa yle gelmiş böyle gidecek mi? Aksak bir demokrasi bu millet için yeterli mi? Bizim tavrımız 7 yıldır çok açık. Biz değişimden yanayız. Biz demokratikleşmeden yanayız.

TÜRKİYE KAZANACAKSA BİZ KAYBETMEYE HAZIRIZ

Aksak bir demokrasi mi, yoksa çağdaş bir demokrasi mi? Biz değişimden yanayız. Biz bu millete sevdalıyız. Türkiye’nin ufkunu ve vizyonunu genişletmeliyiz. Türkiye kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız. Önemli olan alacağımız oy, geleceğimiz yer önemli değildir. Kim ki statükodan yanaysa bilin ki istismarcı olan odur.

Bugün eğer çeteler gün yüzüne geçiyorsa, kirli planlar açığa çıkıyorsa bu kararlı bir iradenin neticesidir. Bu hükümetin cesur duruşundan kaynaklanmaktadır.

BİZE GAZ VERMEYE ÇALIŞMAYIN

Bazı köşe yazarları da kusura bakmasınlar bize gaz vermeye çalışıyor. Bize gaz vermeyin. Biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Biz bu yola çıkarken bütün bunların planlarını yaparak çıktık. Bu yazıları açıkça köşenizde yazabiliyorsanız insaf edin, 7 sene önce bu yazıları neden yazamıyordun. Köşe yazarları hukuk devleti içinde bu işlerin nasıl yürütüleceğini iyi bilsinler.

Önce hukuku öğrenin, biz öyle öfkeyle hareket edenlerden olmayacağız. Dik duracağız ama diklenmeyeceğiz. Biz Türkiye’nin selameti için risk alıyoruz. Türkiye’nin hukukunu koruyamayanlar kendi hukuklarını da koruyamazlar.

Uğur Mumcu cinayeti hala aydınlatılamadı. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Uğur Mumcu suikastından sonra belli kesimler töhmet altında bırakıldı. Ama şimdi her şey açığa çıkıyor. Tarih gerçekleri ortaya koyuyor. Bugün bizim yaptığımız kirli saldırıların üzerindeki sis perdesini aralamak. Azmettirenler ortaya çıktı. Bir yürütmedeki işlerimizi yaparız, gerisi yargının işidir. Bizim dönemimizde yaşanan olayların failleri ortaya çıkarıldı.

ANAYASA YAPMAK PARLAMENTO’NUN GÖREVİ DEĞİL Mİ

Bu kanunsuzluklar mücadele tek başımıza sürdüreceğimiz bir konu değildir. Muhalefetin desteği çok önemlidir. Ama onların çetelerin avukatlığını yapması anlaşılamaz. Muhalefetin çetelere avukatlık yapmasını milletin takdirine bırakıyorum.

Gizli kapaklı işlerin ortaya çıkmasından kim neden rahatsız oluyor. Anayasa yapmak bu parlamentonun görevi değil mi? Yeri gelince yine yapılır ama “istemezük” başlıyor. Bunlar “istemezük” familyasının insanları.

İsteyen istediği tavrı takınsın ama biz samimi olacağız. Bizi düşürmek istedikleri tuzaklara düşmeyeceğiz, yapıca olmaya devam edeceğiz. Sorumsuz davranışlar karşısında sorumsuz tavır sergileyemeyiz. Çünkü bir kanun devleti olmanın peşinde değiliz biz hukuk devleti olmanın peşindeyiz. Biz yetkimizi milletimizden aldık, hesabı da milletimize veririz.

CHP YAZDIĞI RAPORLARI KABUL ETMİYOR

Milli birlik ve beraberlik istiyoruz. Bunu da demokratik açılım süreciyle pekiştirmek istiyoruz. Biz çözüm adımlarını atarken muhalefet kişisel hırsla itiraz etti. CHP önce yazdığı raporları kabul etmiyor, kendi web sitelerinde var. Biz araştırmadan, soruşturmadan adım atmayız.

Birileri görmek istemeyebilir. 30 yıldır devam eden terör, toplumsal barışın altına nifak tohumları ekiyor. Mevlana’nın sözü gibi “Sen gözünü kapatınca alem yok olmuyor” Bu sorunlar görseniz de görmesiniz de büyüyor.

YASALARI TBMM’YE GETİRECEĞİZ

AK Parti olarak niyetimizi anlatmak için bir kitap hazırladık. Bir kitapçık bastık. Bu kitapta fısıltıyla ortaya atılan iddialar yer alıyor. Demokratik açılım kitabımızı teşkilatımız okusun, anlatsın. Süreç engellenmeye çalışılacak. Ama buna izin vermeyeceğiz. Türkiye’ye nasıl bir aydınlık kapı araladığımızı anlatmak zorundayız.

Orta vadede çıkarmayı planladığımız yasaları önümüzdeki günlerde TBMM’ye getiriyoruz. Demokratik açılım sürecimizin ikindi turunu başlatacağız. Konferans ve sempozyumlar düzenlenecek. Milli birlik ve kardeşlik projemizi anlatacağız.

KİMSE İKİNCİ, ÜÇÜNCÜ SINIF VATANDAŞ SAYILAMAZ

Irkçılık bizim tarihimizde hiçbir zaman tutunamamıştır. Hiç kimse anne babasının etnik kökenini taşıdığı için kusurlu sayılamaz, ikinci üçüncü sınıf sayılamaz.

Eğer bir olacaksak farklılıklarını zenginlik sayacağız. Şu an Türkiye genelinde ırkçı ajitasyon karşısından son derece dikkatli olmalıyız. Bazıları bu insanlık suçunu kullanarak kendisine zemin hazırlayabilir. Yayılmak istenen ırkçılığa karşı dikkat etmeliyiz.

Gerçek milliyetçilik asla ırkçılık değildir. CHP ve MHP’yi ele geçiren yönetim anlayışları ruh ikizidir. Irkçılık temelli siyaset yönetenler, süreci engellemeye çalışıyor. Zor ama tarihi bir süreçten geçiyoruz. Türkiye’nin bekasını her şeyin üstünde tutuyoruz. Gönül dilini muhafaza edeceğiz. Hizmetlerimizle farkımızı ortaya koyacağız.

Tags: , , , , , ,
Page 1 of 212»